ISPARTA SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN TESPİTİ

Kültür, kavramının pek çok tanımı olsa da; insanın doğa karşısında doğa ile birlikte yaşamını sürdürebilmesi için ürettiği her şeydir. Bir diğer tanıma göre; Kültür, bir toplumun duyuş ve düşünüş birliğini sağlayan değerlerin tümüdür. Kültür, insanın düşündüğü (tavır, inanç, fikir ve değerler), yaptığı (davranış ve yaşayış biçimleri) ve ürettiği (sanat eserleri, el sanatları, diğer kültürel ürünler) unsurları kapsamaktadır. Bir toplumun kültürünü yansıtan taşınabilir ve taşınamaz kültür varlıkları ile somut olmayan özellikteki tüm kültür unsurları, gelecek kuşaklara aktarılmak üzere “kültürel miras” olarak kabul edilmektedir.

Kültürel mirasın tespiti ve korunmasına ilişkin çalışmalar, uluslararası platformlarda düzenlenen sözleşmeler ile belirlenen yönergelere uygun olarak toplumlar arası diyalog, uyum ve bunların sürdürebilirliği açısından önem arz etmektedir. Bu aynı zamanda çağdaş toplumların kimlik, köken ve tarihsel gelişimlerinin anlaşılmasına yardımcı olan bir bilgi birikimidir. Toplumların yerel değerlerini koruması ve gelecek kuşaklara aktarması küre-yerellik (küreselleşme ve yerelleşme) bağlamında toplumsal kimlik çeşitliliğinin korunmasında da önemli bir yer tutmaktadır.

Kültürel mirasın 'Somut Olmayan Kültürel Miras', aynı zamanda “Yaşayan Miras” olarak da adlandırılan, boyutu UNESCO’nun belirlediği uluslararası kriterlere göre; topluluklar tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan uygulamaları, temsilleri, ifadeleri, bilgiyi ve becerileri içermektedir. Gelecek kuşaklara aktarılan somut olmayan kültürel miras, toplulukların ve grupların doğa ve tarihle etkileşimlerine bağlı olarak, sürekli biçimde yeniden üretilirken, toplumsal kimlik ve çeşitliliğe duyulan saygıya katkıda bulunmaktadır.

Isparta İli ve çevresi, Anadolu'nun zengin ve kadim kültürel mirasından büyük oranda pay almış bir bölgedir. Tarih boyunca pek çok uygarlığın etkisi altında kalmış, bu bağlamda kültürel gelişimin ve etkileşimin önemli örneklerini bünyesinde barındırmaktadır. Kültürel mirasın somut örnekleri (antik kent, heykel, konak vb.) korunması ve kayıt altına alınması kadar somut olmayan kültürel mirasın korunması ve tespit edilmesi de önem arz etmektedir. Bölgemizde unutulmaya yüz tutmuş pek çok kültürel unsur bulunmaktadır. Bu değerlerin tespiti, kayıt altına alınması ve gelecek nesillere aktarılması toplumsal bir sorumluluktur.

Kaynaklar:
Aliağaoğlu, A. 2004 “Sosyokültürel Miras Turizmi ve Türkiye’den Örnekler”, Ankara Üniversitesi Coğrafi Bilimler Dergisi, 2 (2): 55 69.

Güvenç, B. 1994 İnsan ve Kültür, İstanbul. Hançerlioğlu, O. 2007 Toplum Bilim Sözlüğü, İstanbul.
http://www.unesco.org.tr
http://aregem.kulturturizm.gov.tr/

Son Eklenenler
Güle Çıktım Gülmedim
Güle Çıktım Gülmedim

Türkü, Keçiborlu’nun Ardıçlı Köyü’nde İbrahim YURDAKUL’dan derlenmiştir. Türk Halk Müziğinde uzun hava diye bilinen ezgiler bu yörede daha çok “gurbet havası” ve “guval” diye adlandırılır. Bu havalar genellikle tek başına kullanılmaz ve teke zortlatmasına bağlanır.

Koca Osman’ın Hanımı
Koca Osman’ın Hanımı

Zamanın birinde damat eve balık getirir ve annesine pişirmesi için verir. Balıklar pişince etrafa kötü bir koku yayılır çünkü annesi balıkların kafasını koparmayı unutmuştur. Pişen balıklar yenmez ve evin mor kedisine verilir. Balıkları yiyen kedi ölür ve bunun üzerine türkü yazılır.

Değirmen Türküleri
Değirmen Türküleri

Bu türküler yörede değirmen taşında buğday öğütürken söylenen türkülerdir. Kadınlar yapılan işi daha eğlenceli kılmak için bu türküleri seslendirir. Seslendirilen şarkılardan biri “Emirdağı Türküsü” dür. Sözleri; Aygız bir gecelik işin var… topla şalvarını toz olur gelin…” diye başlar.

Harita da Görüntüle
Kültürel Miras Adresleri