Barınma
Isparta yaylalarına göçen Yörükler, aile genişliğine göre boyu ve direk sayısı belirlenerek çadır kurarlardı. Çadır çam ya da ardıç ağacından yapılan üç, beş veya yedi ana direkten oluşurdu. Isparta’da Sarıkeçili Yörüklerinin çadırlarının beş direkli olmasının nedeni İslam’ın beş şartına bağlanmaktadır ve çadırı ayakta tutan bu beş direktir. Çadırı oluşturan temel parçalar; keçi kılından dokunmuş çadır örtüsü, “sitil çıbığı”, “siyek” ve bağlamada kullanılan kolanlardır. Sitil çubuğunun birleştiği yere ise “siğinti” denmektedir.

Eskiden çadırın bağlandığı iplere ve kılın eğirmesinden dokunmasına kadar tüm süreçleri Yörükler yaparlardı. Kanatların birleştirilmesi, çadır dikmede usta olan ortalama beş çoban ile yapılırdı. Çadır dikmek için, kullanılacak dokumanın bir ucu yere çakılmış bir kazığa bağlanır, diğer ucu ise dört kişi tarafından tutulurdu. Bir kişi kazığa bağlı çulu uçtan başlayarak diğer uca kadar sırıkla döverdi. Bu işlem çadırın su geçirmemesi ve hava şartlarına karşı koruyuculuğunun iyi olması için yapılırdı. Daha sonra çadır dört köşesinden yere çakılır ve beş çoban tarafından çuvaldız ile dikilirdi. En son siğintileri ve orta kolanları dikilir. Çadır ayağa kaldırılıp direklere takıldıktan sonra etrafına stil çubukları çevrilirdi. Ayrıca çadırı hava şartlarından ve hayvanlardan korumak için “çığ” adı verilen bir düzenek hazırlanırdı. Çığ, kamışların yan yana bağlanması ile yapılır ve çadırın dört köşesini dolaşarak duvar görevi görürdü. Kapının karşısına gelen arka kısma da alta taş üstüne yatak, giyecek, yiyecek torbaları gruplandırılarak yerleştirilirdi (Atabey İlçesi, Sarıkeçili Yörükleri; Mustafa ÇAĞAÇ, Musa Sayar, Hörü SAYAR). Genellikle ıstar tezgâhında kıl çadır, heybe, ala çuval, yük örtüsü ve çul dokunurdu (Tınaz Dağı Yaylası, Sarıkeçili Yörükleri Yusuf, Hasan GÖK). Ancak son dönemlerde bu malzemeler Isparta Merkezde dokuma yapan mutaflardan alınmış, fakat günümüzde mutaf da kalmamıştır. Hatta kıl çadırları kurmanın zahmetli bir iş olması, taşıması ve bakımının zorluğu düşünülerek bu gelenek yerini hazır üretim malzemelere bırakmıştır. (Atabey İlçesi, Sarıkeçili Yörükleri; Mustafa ÇAĞAÇ, Musa SAYAR, Hörü SAYAR).