Isparta Fırın Kebabı
“Isparta Somut Olmayan Kültürel Mirasın Tespiti Projesi” kapsamında Isparta’ya özgü fırın kebabının yapımı ile ilgili tespit çalışması yapılmıştır. Isparta fırın kebabı, kubbe şeklinde bir fırının içeriside yanan ateşin etrafına etlerin dizilerek pişirilmesi esasına dayanmaktadır. Fırın kubbe şeklinde olduğu için yanan gaz yukarı çıkar, temiz hava alttan gelir ateşin sıcaklığı tüm kubbe içinde döner. Bu yüzden etlerin yönü değiştirilmeden pişirilmesine imkân tanınmaktadır. Eskiden sadece çalı kökü ile ateş yakılırken günümüzde çalı kökü bulmanın zorluğu nedeniyle bir yıl kurutulmuş meşe odunları kullanılmaktadır. Meşe odunları fırının tam ortasında yer alan ateşin kubbe tavanına doğru yükselerek yanması için kule şeklinde dizilerek yakılmaktadır. Ocak doğru şekilde yakılmazsa et, odunun isinden dolay kararır ve kokusu kötü olur. Bu nedenle ateş doğru şekilde yakılmalı ve pişme esnasında ateş yandığı sürece fırının kapağı açık tutulmalıdır. Öncelikle hayvan kesildikten sonra, birkaç saat açık havada, ardından buzdolabında ya da soğuk hava dolaplarında bir gün süreyle dinlendirilir.  Et pişmeden önce buzlanmışsa mutlaka çözülmesi gerekmektedir. Donmuş et doğrudan ocağa ya da fırına atılırsa sert ve pişme kalitesi düşük olur.  Öncelikle her bir kaburga arasından şiş geçirilir. Şişe takılacak et büyük boysa dört kemik arasından, değilse üç kemik arasından geçirilmesi yeterlidir. Şiş üst kısmından çengele takılır ve alt ucu fırının tavan ortasına, üst ucu duvarına gelecek şekilde içine dizilir. Etin kemikli yüzeyi ateşe, sırt kısmi ise fırının duvarına dönük şekilde yerleştirilmelidir.  Et pişmeye başladığında şişmeye başlar ve bu sürede odun azaltılarak ateş harareti düşürülür. Etin pişme süresi toplamda 3-3,5 saatlik süre sonunda tamamlanır. İki saat harlı ateşte pişen et, kırmızılığını atar. Ateş söndürüldükten sonra közde bir saat daha bekletilen et, kapağı kapalı fırının iç sıcaklığı ile pişmeye devam eder ve yumuşamaya başlar. Etin pişince yumuşak  olmasının nedeni, ateşin etrafına içi su dolu büyük bakır tavalar yerleştirilmesidir.Hiçbir sos terbiyesi görmeyen etin kaburgası ve boynundan buta kadar olan bölgesi tek parça halinde şişe geçirilir. Et piştikçe yağı tavaların içine akar, buharlaşan su ile et yumuşak şekilde pişer.
Geçmişte etin pişme esnasında tavalara akan yağından ve suyundan çorba, pilav, vb. yapılmaktayken günümüzde bundan vazgeçilmiştir. Bugün Isparta kebabında yalnızca kaburga eti kullanılmaktadır. Yine önceki yıllarda kullanılan erkeç etinin yerini bugün daha çok kuzu ve oğlak eti almıştır. Bunun nedeni dağda beslenen hayvan etinin kokmaması, sulu ve besili olmasıdır. Oğlak yılda bir, kuzu ise üç kez yavruladığı için ancak bu dönelerde kullanılabilir.
Et her fırına yerleştirilirken “Yâ Hakk” denir ve bereketli olması dilenir. Pişen et yarı yarıya fire ile fırından çıkar.