Güle Çıktım Gülmedim
Güle Çıktım Gülmedim

Türkü, Keçiborlu’nun Ardıçlı Köyü’nde İbrahim YURDAKUL’dan derlenmiştir. Türk Halk Müziğinde uzun hava diye bilinen ezgiler bu yörede daha çok “gurbet havası” ve “guval” diye adlandırılır. Bu havalar genellikle tek başına kullanılmaz ve teke zortlatmasına bağlanır.

Koca Osman’ın Hanımı
Koca Osman’ın Hanımı

Zamanın birinde damat eve balık getirir ve annesine pişirmesi için verir. Balıklar pişince etrafa kötü bir koku yayılır çünkü annesi balıkların kafasını koparmayı unutmuştur. Pişen balıklar yenmez ve evin mor kedisine verilir. Balıkları yiyen kedi ölür ve bunun üzerine türkü yazılır.

Değirmen Türküleri
Değirmen Türküleri

Bu türküler yörede değirmen taşında buğday öğütürken söylenen türkülerdir. Kadınlar yapılan işi daha eğlenceli kılmak için bu türküleri seslendirir. Seslendirilen şarkılardan biri “Emirdağı Türküsü” dür. Sözleri; Aygız bir gecelik işin var… topla şalvarını toz olur gelin…” diye başlar.

Düğün Türküleri
Düğün Türküleri

Yörenin müzik kültürüne hâkim olan Musa EKİZ, geleneksel düğün müzikleri hakkında bilgiler sunmaktadır. İlk olarak “Doğru Oyunu” olarak bilinen 9/8’lik “sarı çiğdem” vb. oyun havaları daha sonra Yörüklerin zeybek havalarından olan “Köroğlu Zeybeği” ve “Sallama” 5/8 ritmik yapıda defin sallanarak çalımı ile icra edilir.

Şayeste’nin Türküsü
Şayeste’nin Türküsü

Türkü, Ömer Efe’nin eşi Şayeste’yi anlatmaktadır. Ömer Efe’nin ve Şayeste’nin evleri yan yanadır. Ömer Efe, Şayeste ile evlenmek ister ve bu isteği Şayeste’nin babasına iletir. Ancak Şayeste’nin babası Kadıoğlu, kızını Ömer Efe’ye vermeye razı olmaz. Kadıoğlu kızını Abacılar Mahallesi’nde oturan ve öğretmen olan bir talibine söz keser

Gülseren’in Türküsü
Gülseren’in Türküsü

Gülseren’in Türküsü Yalvaç ilçesinde yaşayan Halil ve Gülseren’in kavuşamama hikâyesini anlatmaktadır. Türküye konu olan hikâyenin tarihi belli değildir. Bu hikayeye göre; Halil adında bir genç Gülseren adında bir kıza aşık olmuştur. Sevdiği kızın ailesine dünür göndererek, aileler anlaşmış

Dut Dibi Türküsü
Dut Dibi Türküsü

Yörede türkü anonim şekilde söylenmektedir. Yöre insanlarının türküye farklı dörtlükler eklemesi ile oluşmuştur. Dolayısıyla yörede yaşayan insanların ortak yazmış olduğu bir türküdür ve kadınların düğünlerde 2/4’lük ölçü formunda oynadığı oyun havası formunu almıştır

Selver Karakale
Selver Karakale

Selver Karakale’nin seslendirdiği boğaz havası örnekleri kendine has bir özellik içermektedir. Boğaz çalma edimi, türkü söylemede sesin özel teknik kullanılmasıyla oluşur. Başparmak boğazın ön yüzüne ya da başlarına bastırılır ve ezginin başlamasıyla birlikte parmak boğazın üzerinde aşağı-yukarı hareket ettirilir.

Neyleyim Türküsü
Neyleyim Türküsü

Isparta halk türküsü olan ve TRT repertuarında bulunan “Evlerinin Önü Mersin” adlı Isparta türküsünün kaynak kişisi olan Kadir ACAR’ın oğlu Veli ACAR 1932 yılında Gönen’de doğmuştur.

Hökümetin Önünden Geçmeyeydim Ben
Hökümetin Önünden Geçmeyeydim Ben

Türkü, İstiklal Mahkemesinde yargılanıp idama mahkûm olan bir kişinin duygularını ve yaşadıklarını anlatmaktadır. Türküde adı geçen kişi, Isparta’da yaşayan “İngili’nin Osman”dır

Fotim Bağım Çözüldü
Fotim Bağım Çözüldü

“Fotim Bağım Çözüldü” Isparta’da 9/8’lik usülde “eviç makamı”nda söylenen bir zeybektir. Güngör ÇAKMAKÇI zeybeği ud ile seslendirmiştir

Kerem Havası
Kerem Havası

Türk halk müziği literatüründe “Kerem Ayağı” olarak adlandırılan türküler yörede, “Kerem” olarak isimlendirilmekte ve çalınmaktadır. Yöre halkına göre “Kerem” İncesu Köyü’nün müzik kültürü içerisinde büyük önem taşımaktadır. Kerem havasında farklı pek çok türkü vardır.

Damat Okşaması
Damat Okşaması

Kına gecesi günü erkek evinde damadın arkadaşları toplanır ve damat odanın ortasında bir sandalye veya minderin üstüne oturtulur. Damadın akrabaları ve arkadaşları çeşitli türküler söylerken damada kına yakılır. Bu ritüele “damat okşaması” denir. Damat okşamasının arkasından hep beraber

Ağıt
Ağıt

Ağıt, genellikle ölümden, acı ve üzücü bir olayın ardından söylenen halk türküsüdür. Ölüm, hastalık gibi çaresizlikler karşısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili sözlerdir. Ağıt söylemeye “ağıt yakma”, ağıt söyleyenlere ise “ağıtçı” denilmektedir.

Isparta
Isparta'nın Güzelleri

Hilmi ÖZDEMİR, “Yeşil Sütçüler” adını verdiği türküsünü seslendirip çalmıştır. “Isparta’nın Güzelleri” ise söz ve müziği kendisine ait olan türkü formunda Isparta’ya ait methiyesidir. Bu türkü formunu Isparta’nın etnografi özelliği olan halılarına ve Isparta’nın gül kültürüne hediye etmiştir.

Kına Yakma (Vurma) Türküsü
Kına Yakma (Vurma) Türküsü

Kızın evinin önünde erkekler geri çekilerek kadınlara yol verirler. Kadınlar da erkeklerin aralarından geçip kız evine girerler. Kız evinde çeşitli çerezler ikram edilir. Kızlardan bir tanesinin elinde kına sepeti, diğer bir kızda çerez tepsisi bulunur. Bunlar kız evine verilir. Sonra davul zurna eşliğinde oyunlar oynanır.

Gelin Okşaması Türküsü
Gelin Okşaması Türküsü

Kına gecesi oğlan ve kız evinin kadın davetlileri kız evine toplu halde kına yakmaya giderler. Kız evinde her iki taraf da eğlenir ve sıra gelin kıza kına yakmaya gelir. Hazırlanan kına, başına al örtülen gelin kızın eline sürülür. Bu sırada def ile önce gelen misafirlerin eğlenmesi için oyun havası çalınır

Abacılar Türküsü
Abacılar Türküsü

Hatice Aba Yalvaç’taki evinin köşkünde otururken, Hüyüklü Köyü’nden gelen bir at arabacısı Hatice Aba’yı görür ve ona âşık olur. Bu türkü âşık at arabacısı tarafından Hatice Aba’ya yakılmıştır. Türkü daha önce Muzaffer Sarısözen tarafından “Bergama Türküsü” olarak kayıtlara alınmıştır.

Köstüklü Osman Efe Türküsü
Köstüklü Osman Efe Türküsü

Osman Efe’nin babası köyün önde gelen kişilerindendir. Hikâyenin ne zaman geçtiği belli değildir. Babası oğlunu İstanbul’a okutmaya gönderdiği dönemde seferberlik çıkar. Devlet halktan vergi (öşür) toplamaya başlar.

Biz Neredeyiz?
Google Harita