Yörüklerde Yeme – İçme Kültürü

Yayla ve Yörük Kültürü
Isparta Soküm Tespitleri
Yörüklerde Yeme – İçme Kültürü
Yayla hayatında Yörükler koyun, keçi gibi hayvanların etinden, sütünden, yününden, kılından, boynuzundan ve derisinden faydalanmaktadırlar. Bunların başlıcaları; yoğurt, peynir, ağaz, tereyağı, dolaz, ve tuluktur. Yörüklerin geçmişten günümüze en önemli miraslarından birisi olan ve sütten yapılan yoğurt, deriye biriktirilir. Miktarı çoğaldığında yayıkta yayılarak üste biriken yağ tencerelere dökülüp tahta kepçe ile uzun süre karıştırılıp tereyağı yapılmaktadır. Kuzuların doğumundan sonra doğum yapan hayvandan gelen ilk süte “ağaz” denmektedir. Ağaz, Yörükler tarafından çok tüketilen, besleyici bir süttür. Kıvamı koyu, rengi sarımtıraktır. İçme suyu ise önceleri kendi yaptıkları işlemeli tuluklarda (deri tulum) saklanmaktadır. Bu tulukların yapım aşamasında, palamut kabuğu ezilir, çalının toprak altındaki sürgünleri/kökü çıkartılır ve kabuğu soyulmaktadır. Son olarak ezilmiş palamut kabuğu ile karıştırılmaktadır. Bu karışım bir süre kaynatılarak süzülür ve ortaya çıkan kırmızı su tuluğun içine dökülmektedir. Bir hafta kadar tuluğun içinde bekletilen su, hem tuluğun içini temizlemekte hem de deriye rengini vermektedir. Buna tuluk işleme denmektedir. Tuluk eskimeye ya da yumuşamaya başladıkça tekrar bu işlem yapılarak kullanılabilir hale getirilir. Ayrıca bu tuluklarda hala günümüzde de bulunan “Tuluk Peyniri” denilen peynirler saklanır.

Yörüklerde yemek yapımı kadınların sorumluğundadır. Yemekler, çadırın içine girdikten sonra sağ tarafta bulunan direğin dibinde hazırlanan “ocak” yerinde yapılırdı. Direk dibine “eşşek paldımsız olmaz, ocak taşsız olmaz” deyişiyle önce tuğla büyüklüğünde bir taş, taşın arkasına saç parçası konur ve taşın önüne de ocak yakılır. (Atabey İlçesi, Sarıkeçili Yörükleri; Mustafa ÇAĞAÇ, Musa SAYAR, Hörü SAYAR).